Eğitim 4.0’ın Endüstri 4.0 İçin Önemi

Image Description
Onur Ağaoğlu 676   -   08-01-2019
Paylaş:

Toplumsal dönüşümlerin sağlıklı yürüyebilmesi sadece endüstriyel ve teknolojik dönüşümler ile mümkün de­ğildir. Buna paralel olarak, eğitim ve sağlık gibi toplumun temel dinamizmini yönlendirecek nitelikteki alanlarda da değişim ve dönüşümün sistematik bir şekilde yürütülme­si temel zorunluluklardandır. Bundan 20-30 sene önce 1 Milyon $ civarında para ödenerek elde edilebilecek olan sistemleri, bugün 700-800$ gibi çok küçük bir değere al­mak söz konusu olmuş ise bunu sağlayan bilgi, birikim, deneyim, teknolojik alt yapı vb. konuların eğitim sistemi­nin temel taşlarını oluşturması kaçınılmazdır. Bunu ger­çekleştiremeyen ülkelerin yeni olanakları elde etmeleri mümkün olmayacaktır. Aksine buna sahip olan ülkeleri izlemek ve onların yönlendirmelerine maruz kalmak du­rumu kaçınılmaz olacaktır (Öztemel, 2018: 29).

Endüstri 4.0 yaklaşımı, dünyanın gelecek 100 yılını etkileyecek, endüstriye yönelik yeni bir vizyon olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk kez 2011 yılında Hannover Fuarı’nda ortaya atılmış ve Federal Almanya Hükümeti’nin bir sanayi modernleşme projesi olarak duyurulmuştur (Öztürk ve Koç, 2017). Literatürde dördüncü sanayi devrimi, dördüncü endüstri devrimi, Sanayi 4.0 ya da Endüstri 4.0 gibi kavramsallaştırmalarla kullanılabilmektedir. 

Almanya’da hazırlanan Endüstri 4.0 Strateji Belgesi nihai raporuna göre Endüstri 4.0’ın başarıya ulaşabilmesi için gerekli olan sekiz aşama tamamlanmalıdır. Bu aşamalar; (1) Referans donanım mimarisinin belirlenmesi ve standardizasyon, (2) Karmaşık sistemlerin yönetilebilmesi, (3) Kapsamlı ve yüksek hızlı bir haberleşme altyapısının endüstriye bağlanması, (4) Emniyet ve güvenlik, (5) Çalışma organizasyonu ve tasarım, (6) Eğitim ve profesyonel gelişimin sürekliliği, (7) Mevcut mevzuatın uyarlanması, (8) Kaynakların verimli kullanılması (Kagermann, Wahlster ve Helbig, 2013: 49-50).

Tarihsel sürece bakıldığında, birinci endüstri devrimi, buharlı makinaların icadı; ikinci endüstri devrimi, elektrik teknolojilerinin mümkün kıldığı seri üretim, üçüncü endüstri devrimi; bilgisayar, robot-otomasyon sistemleri ve dördüncü endüstri devrimi ise yazılımla gelişen akıllı teknolojiler ile insanın “kol gücünü” üretimden eleyen ve makinaların birbiri ile iletişim kurduğu dönemdir. Dördüncü endüstri/sanayi dönemi (ya da yaygın kullanılan adıyla Endüstri 4.0) otonomizasyon(özerklik) dönemi olarak da isimlendirilebilir. Şekil 1’de sanayi devrimleri gösterilmiştir.

Şekil 1 - Sanayi Devriminin Tarihsel Süreci (Kaynak: Kagermann, Wahlster ve Helbig, 2013: 13)

Endüstri 4.0 sürecinde, 2018 yılı itibariyle sanayide kullanılacak robot sayısı 2,3 milyondur. 2020 yılında, yaklaşık 50 milyar cihazın birbiriyle iletişim halinde olacağı ve 2030 yılında ise küresel ticaret hacminin yarısında akıllı nesnelerin etkileşiminin kullanılacağı öngörülmektedir (Mandal, 2016).

Konuyla ilgili Şekil-2’de, imalat sektöründe robotu yoğun kullanan ülkeler görülmektedir.

Şekil 2 - İmalat sektöründe robotu yoğun kullanan ülkeler (Kaynak: https://ifr.org/ifr-press-releases/news/robot-density-rises-globally) Erişim Tarihi: 05.01.2019

Robot yoğunluğu, imalat sanayindeki otomasyon(insan emeği olmaksızın, işlerin otomatik işleyen araçlarla yapılması) derecesini ifade etmektedir. Şekil 2 incelendiğinde, son yıllarda Asya kıtasında yüksek hacimli robot tesislerinin kurulmuş olmasının bir sonucu olarak bölge, imalat sanayindeki robot yoğunluğunda en yüksek büyüme oranına ulaşmıştır. 2010-2016 yılları arasında Asya’da ortalama robot yoğunluğunun yıllık büyüme oranı %9 iken bu oran Amerika’da %7, Avrupa’da ise %5 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Dünyanın imalat sanayinde otomasyon düzeyi en yüksek 10 ülkesi; Kore Cumhuriyeti, Singapur, Almanya, Japonya, İsveç, Danimarka, Amerika, İtalya, Belçika ve Tayvan olarak sıralanabilir. Kore Cumhuriyeti, 2010 yılından beri imalat sanayinde en yüksek robot yoğunluğuna sahip ülke olma konumunu devam ettirmektedir (Kılıç ve Alkan, 2018: 37-38).

Bu noktada, otomasyon düzeyi yüksek olan ülkelerin dünya genelindeki eğitim seviyelerine bakmak gerekir. Dünya genelinde bu konuda yapılan belli başlı araştırmalar mevcuttur. Bu araştırmaların en önde geleni ise PISA’dır.

Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırmadır (http://pisa.meb.gov.tr/?page_id=18).

En son 2015 yılında açıklanan PISA verilerine göre, otomasyonu yüksek düzeyde kullanan ülkelerin, İtalya hariç, OECD ortalamasının üstünde bir seviyede olduğu Şekil 3’ten görülmektedir.

Şekil 3 - 2015 OECD Sonuçları (Kaynak: http://www.oecd.org/pisa/data/2015database/), Erişim Tarihi: 05.01.2019

Bu açıdan bakıldığında, bir ülkenin Endüstri 4.0 ile bütünleşebilmesi için gerekli olduğu düşünülen Eğitim 4.0’ın yukarıda bahsedilen ülkelerce uygulandığı söylenebilir. Bu çıkarımın yanında, Eğitim 4.0’ın; gelişmiş ülkeler ile ekonomik ve sosyal açıdan rekabetin sağlanabilmesi ve ülkenin gelişmesi için bir zorunluluk olduğu da açıkça görülmektedir.

Eğitim 4.0'a ulaşırken, başlangıçta anlatımdan ve ezbere odaklanmış süreçten (Eğitim 1.0), bilgisayar ve internet odaklı süreçten (Eğitim 2.0), buradan da bilgi üretimine yönelik süreçlere geçiş olmuştur (Eğitim 3.0). Şimdi ise dünyada, inovasyon(yenileşim) ve üretime yönelik aşamaya (Eğitim 4.0) geçilmektedir. Bunlar, ileri seviye düşünme becerilerini kullanabilen, dijital teknolojiden yararlanan, kişiselleştirilmiş verileri kullanan, açık kaynak kodlu içeriği ve küresel olarak bağlantılı teknolojik dünyanın ihtiyaçlarına cevap verebilen yetenekli bireyler ve organizasyonlardır.

Eğitim 4.0 yaklaşımında, genel olarak yapılandırmacı eği­tim sistemlerinin uygulanacağı belirtilmekte ve Bloom taksonomisinin ötesine geçilerek özellikle aşağıda açık­lanan 3 alana dayalı bir öğrenme sürecinin uygulanacağı tanımlanmaktadır (Gomaratat, 2015);

  • Anlamayı düzenleyen 3R (Recalling- Hatırlama, Re­lating- İlişkilendirme, Refining- Rafine etme)
  • Araştırmayı tetikleyen 3I (Inquiring- Sorgulama, In­teracting- Etkileşim, Interpreting- Yorumlama)
  • Sonuç odaklı 3P (Participating- Katılımcı olma, Processing- İşleme, Presenting- Sunma)

Öğrencilere bu yetenekleri kazandırabilmek için görsel öğrenme, kişiselleştirilmiş eğitim sistemleri, oyun ve senaryo tabanlı öğrenme, proje tabanlı problem çözme, artırılmış gerçeklik gibi yaklaşımların kullanılmasının gerekli olacağına işaret edilmektedir (Nedeva and Dineva, 2012).

Konunun hassaslığı ve aciliyeti düşünüldüğünde, Eğitim 4.0’ın eğitim sistemine uyarlanması ve alan uzmanlarının konuya gereken duyarlılığı göstermeleri, ülkenin kalkınması ve gelecek nesillerin iyi yetişmesi açısından son derece önemlidir.

Kaynakça

  • Gomaratat. S. (2015). “Subject: Learning Productivity”, stated in Sinlarat. P.(2015). 10 Ways of Progressive Learning encouraging/facilitating the ability of the learner of 21st Century. Bangkok: Education Science, Dhurakit Bandit University
  • Kagermann, H., Wahlster, W. ve Helbig, J. (2013). “Recommendations for implementing the strategic initiative Industrie 4.0”. Final Report for the Industrie 4.0 Working Group, Ed: Ariane Hellinger ve Veronika Stumpf, acatech-National Academy of Science and Engineering, April, ss. 13-78.
  • Kılıç, S. ve Alkan, R.M. (2018). “Dördüncü sanayi devrimi Endüstri 4.0: Dünya ve Türkiye değerlendirmeleri”, Girişimcilik, İnovasyon ve Pazarlama Araştırmaları Dergisi, 2(3), ss. 29-49.
  • Mandal, H. (2016). “Teknoloji odaklı ekosistemde küresel mühendislik eğitimi sunumu”, (MetE’87) ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü 50. Yıl Sempozyumu.
  • Nedeva, V., & Dineva, (2012). S. New learning innovations with Web 4.0.The 7th International Conference on Virtual Learning ICVL 2012. Retrieved from: http://www.icvl.eu/2012/disc/icvl/documente/pdf/tech/ICVL_Technologies_paper11.pdf, Erişim Tarihi: 03.01.2019.
  • Öztemel, E. (2018). “Eğitimde yeni yönelimlerin değerlendirilmesi”, Üniversite Araştırmaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 1, ss. 25-30.
  • Öztürk, E. ve Koç, K. H. (2017). “Endüstri 4.0 ve mobilya endüstrisi”, İleri Teknoloji Bilimleri Dergisi, Cilt 6, Sayı 3, ss: 786 - 794.
Kaynak
Paylaş:
Image Description
Onur Ağaoğlu Tarafından yazılmıştır

0 Yorumlar

    Bu yazıya yorum yapabilirsiniz